| GÜZEL İLÇEMİZ BULANCAK |
| Bulancak ilçesinin yüz ölçümü 608 km2'dir. Sahil şeridinde kurulu olan ilçenin sınırları, Giresun şehir merkezi, Dereli ilçesi, Ordu ili ve Piraziz ilçe sınırları ile çevrilidir. İlçenin Coğrafik yapısı tipik Karadeniz coğrafik yapısının özelliklerini yansıtmaktadır, Sahilden itibaren hızlı bir yükselme başlar bu yüzden arazi çok engebeliktir. Bitki örtüsü bakımından çok zengin oluk, kıyıdan itibaren fındık bahçeleri 2000 metre yüksekliğe kadar bu örtünün çoğunluğunu teşkil eder. Sahilden itibaren Kestane ormanları başlar yer, yer Kavak ve kızılağaç, karaağaç, gürgen, ıhlamur gibi orman bitkileri görülmekte. Yine sahilden iç kesimlere çıkıldıkça bitki örtüsü yüksekliğe bağlı olarak değişmektedir, sırasıyla Meşe, Gürgen, Ladin, Köknar ve Çam ormanları görülmektedir. İlçenin 16 mahallesi ve 64 köyü bulunmaktadır. 1997'yılı nüfus sayımı sonucuna göre toplam nüfusu 56.636 olup ilçe merkezinin nüfusu ise 30.420 dir. |
 |
Bölgenin bilinen tarihi Hititlere kadara inmektedir. MÖ. 1200-1400 yıllarında bölge Hititlerin yönetiminde iken, Trabzon-Erzurum- Giresun yörelerine AZZl ülkesi denilmekte idi. Bu yöreler, MÖ. 1200 yıllarından sonra deniz kavimleri göçü sırasında Muşki'liler, Tibarenler, Tabaların eline geçti. Hitit devletinin yıkılmasından sonra bölge Frigya Krallığının yönetimine girmiştir. Doğudan gelen iskit ile Kimerler tarafından Frigler yıkılınca, bölge MÖ. Yedinci yüzyıllarda iskit ve Kimer akınları kesilince Ege bölgesinde hüküm süren, ticaret yapan ve koloni şehirler kuran Milatos'luların Sinop, Samsun, Ordu koloni şehri olarak KERASUS adlı ile kurulmuştur. M.Ö 4.y.y'da Pers devletinin yönetimine girmiş MÖ. Üçüncü yüzyıllarda bir süre de Kapadokya Krallığının yönetiminde kalmış, daha sonra Makedonyalıların idaresine girmiştir. MÖ. ikinci yüzyılda ve birinci yüzyıllarda bölgeye Pontus'lular hakim olmuştur. MÖ. 61. yılında Pontus Kralı Midridates Roma komutanı Luculus'a yenilince şehir ve yöre ROMA yönetiminine girmiştir. MS. 395 yılında Roma imparatorluğu ikiye ayrılınca Bulancak ve Piraziz Doğu Roma imparatorluğunun yönetimine girmiştir. MS. 11, yüzyılda Doğu Roma devletinin başkenti olan istanbul istila edilince imparator Kommenus'un çocukları Trabzon'a gelerek MS. 1204 yılında Trabzon başkent olmak üzere Trabzon Rum Devletini kurdular. Buluncak ta bu devletini sınırlan içerisinde kaldı. 1071 de Malazgirt Meydan savaşından sonra Anadoluya akın akın gelen Selçuklu Türkleri Karadeniz sahillerini de Türk hakimiyeti altına almıştır. Haçlı seferleri sonrasında Anadolu Selçuklu Devletinin zayıflaması sonucunda sahil şeridi Türklerin elinden çıkmış, 1204 yılında kurulan Trabzon Pontus devletinin eline geçmiştir. |
|
1277 yılında Oğuzların bir kolu olan ve Anadoluya gelen Çepni Türkleri önce Sinop'u aldı bu sırada Anadolu'da ki Moğol baskısı da zayıflıyordu. Daha sonra Canik bölgesine hakim olmaya başladılar. Ordu bölgesine yerleşen Kubadoğlu Cüneyt bey 1397 yılında bölgeye gelen Yıldırım Beyazıt emrine girince Piraziz'in de bağlı bulunduğu Canik Osmanlı sınırları içerisine girmiştir. Pazarsuyu ırmağının doğusunda yer alan Bulancak ise yine aynı tarihte (1397) Hacı Emir beyin oğlu Süleyman bey'in eline geçmiştir. Daha sonra bölgeye Çepni, Döğer, Eymir, Karkın, Ala-yurtlu, Bayındır, iğdir gibi Oğuz boyları gelip yerleşmiştir. Böylece Trabzon Rum devletinin toprakları Trabzon ve çevresi olarak kalmıştır. Bu tarihten 60-65 yıl sonralarına kadar Bulancak'ın ismi "Kebsil" 1871 yıllarında "Akköy" 1928'lerde ise BULANCAK adını almıştır. Tahrir defterlerinde Bulancak olarak adı geçmeyen ilçenin kökeni üç divandan oluşmaktaydı. Bölük-i Pir Kadem Kethüda Bölük-i Şemseddin Kethüda ve Bölük-i Mustafa Kethüda. Daha sonra bu üç divan Kebsil ve Şemsettin olmak üzere Bazarsuyu kazasına bağlı iki nahiye haline gelmiştir. 1913'te yine Piraziz ile beraber Ordu kazasına bağlanan bu iki nahiyenin 19. Asırda Akköy nahiyesi adı ile Giresun'a bağlı bulunduğu ve daha sonraları da adının Bulancak olarak değiştirildiği müşahade edilmektedir. 1455 ve 1485 taksimatlarında Bölük-i Mustafa Kethüda'nın merkezi ise bugünkü Bulancak'ın güneyinde ki Süme köyü, Bölük-i Şemsettin Kethüda'nın ki ise muhtemelen sahilde Giresun- Bulancak arasında bulunan Küçüklü'nün güneyinde ki Taliplü idi. 1547'de bahse konu üç divan iki nahiye haline gelince Küçüklü köyüŞemseddin'den Kebsil'e geçmiştir. Yine aynı tarihlerde Batlama vadisinde yer alan Akköy'de önemli bir yerleşim merkeziydi. 19. Yüzyılda bu köy, Giresun'a bağlı bir Nahiye merkezi olmuştur. Bu yerleşim merkezi daha sonra sahile kayacak adı Akköy iken sonraları Bulancak olacaktır. Burası Bulancak ve Incüvez derelerinin denize döküldüğü iki yerin arası yani bu günkü BULANCAK'tan başka bir yer değildir. |
 |
|